13 Eylül 2010 Pazartesi
Düzeltme ve Özür
12 Eylül 2010 Pazar
Bitti...


.jpg)
7 Eylül 2010 Salı
O Şimdi Ne Düşünüyor
Sanılacağın aksine Zülfü Livaneli tandanslı değil bu girdi. Kendisinden pek haz etmem, bana sıkıcı, sakil gelir Zülfü Livaneli. Bono ile sahne almış olmaları ise tencere kapak ilişkisine güzel bir örnek olabilir. Dolayısıyla aşağıdaki şiiri şarkılaştırmış Livaneli ile ilgili değil bu. Ben gerçekten birinin ne düşündüğünü merak ediyorum. Hem tencere kapak ilişkisi hem de U2 Konseri başka bir yazının konusu olsun şimdi şu şiiri okuyalım. Keşke Livaneli Nazım Hikmet'i hiç tanımamış olsaymış.
O şimdi ne yapıyor
şu anda, şimdi, şimdi?
Evde mi, sokakta mı,
çalışıyor mu, uzanmış mı, ayakta mı?
Kolunu kaldırmış olabilir,
– hey gülüm,
beyaz, kalın bileğini nasıl da çırçıplak eder bu hareketi!.. –
O şimdi ne yapıyor,
şu anda, şimdi, şimdi?
Belki dizinde bir kedi yavrusu var,
okşuyor.
Belki de yürüyordur, adımını atmak üzeredir,
– her kara günümde onu bana tıpış tıpış getiren
sevgili, canımın içi ayaklar!.. –
Ve ne düşünüyor
beni mi?
Yoksa
ne bileyim
fasulyenin neden bir türlü pişmediğini mi?
Yahut insanların çoğunun
neden böyle bedbaht olduğunu mu?
O şimdi ne düşünüyor,
şu anda, şimdi, şimdi?
23 Eylül 1945 N. Hikmet
6 Eylül 2010 Pazartesi
Hafta Sonları

Işıl ışıldır normalde.
1 numaralı seçenek
Cuma işten çıkıp bir etkinliğe dahil olunur, cumartesi etkinlik devam ettirilir, cumartesi gecesi daha bir ateşli geçer, Pazar sabahları ise tüm hafta sonunun kritiği, güzel kahvaltı, dinlendirici ve detoks etkisi yaratacak yiyecek ve içecekler eşliğinde yapılır.
2 numaralı seçenek
Cuma akşamı ya da cumartesi sabahından civar köy ya da kasabalara gezmeye gidilir…
3 numaralı seçenek
Cuma akşamı maçları izlenir, ertesinde etkinliğe gidilir. Cumartesi sabah etkinliğe devam edilir, cumartesi gecesi maçları izlenir, maç ertesinde etkinliğe gidilir… Pazar sabahı kritik, güzel kahvaltı falan filan… Pazar gecesi maçları izlenir, bira ve abur cuburdan bozulmuş mide pazartesi sabahı maçların kritiği yapılırken düzeltilmeye çalışılır…
4 numaralı seçenek
Cuma akşamı yatılır, cumartesi yatılır, Pazar yatılır, pazartesi şişmiş gözlerle işe gelinir, çarşambanın gelişi iple çekilir.
5 numaralı seçenek (kamikaze opsiyon)
Cuma akşamı torbacı ile buluşulur, keyif verici madde temin edilir. Cuma akşamı, cumartesi sabahı, cumartesi akşamı, pazar sabahı keyif verici maddeler tüketilir. Pazar akşamından pazartesi sabahına kadar vücut dinlendirilir. Pazartesi iş yerinde "Hafta sonu ne yaptın?" diye soranlara "Offf! Acayipti." cevabı verilir. "Tamam ama ne yaptın" "Offf! Ne sen sor ne ben…hatırlamıyorum"
6 numaralı seçenek (muhafazakar opsiyon)
Cuma akşamı akşam namazı sonrası eve gelinir, tefekküre devam edilir. Cumartesi sabahı hatim indirilir, cumartesi akşamı camiden gelinince Nihat Hatipoğlu dinlenir. Pazar sabahı bir hatim daha, kabristan ziyareti, ertesinde kaza namazlarının kılınması, Pazar akşamı bin tövbe sonrası yatağa girilir.
Şimdilerde hangi seçeneği seçersem seçeyim mutlu olmuyorum. Hafta sonlarını sevmiyorum nedense… Gören de çalışma hayatını seviyorum zannedecek. Görece işimi seviyorum ama hafta sonları eskiden daha zevkliydi. Neyi arıyorum bilmiyorum…
5 Eylül 2010 Pazar
Kağıdı Nasıl Katlayalım?

İsterseniz uçak yapıp zarfa koyun bir şey fark etmeyecek. O "EVET" ve "HAYIR" arasındaki çizgiden bağımsız bir yere bastığınız zaman oylarınız geçerli olacaktır.
"Hayır'a bastıktan sonra kağıdı dışarı doğru katlarsanız mühür bulaşmayacak ve oyunuz geçersiz kılınmayacak" diyenler var…
Bakın canım arkadaşım. Mührü bastıktan sonra kağıdı içe doğru katlarsanız mühür "EVET" kısmına bulaşır bu doğru. Ama fizik kanunları uyarınca bu ters olacaktır. Yani orada "Ǝvɘt" yazacaktır. Sizin oyunuz "Evet" olarak belirecek ve oyunuz geçerli olacaktır.
Tüm paranoyaklara saygılarımla…

